Serhat Akpınar, Adıyaman’da yaşanan ve toplumsal hafızada derin izler bırakan Grand İsias Otel davasında gelinen aşamaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akpınar, davada ortaya çıkan tablonun, hayatını kaybeden çocukların, gençlerin ve vatandaşların ailelerinde telafisi güç bir hayal kırıklığı yarattığını kaydetti.
Akpınar, açıklamasında adaletin yalnızca hukuki yeterlilikle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, “Ortaya çıkan tablo, adalet duygusunun aynı zamanda vicdani bir karşılık da üretmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir” ifadelerini kullandı.
“BU ACI BİREYSEL DEĞİL, TOPLUMSALDIR”
Şampiyon Melekler başta olmak üzere, büyük felakette evlatlarını kaybeden ailelerin yaşadığı acının bireysel bir yas olmadığını vurgulayan Akpınar, bunun toplumsal sorumluluk ve kamusal denetim meselesi olduğunu ifade etti. Yargı süreçlerinin şekli sonuçlarının ötesinde, kamu vicdanında karşılık bulacak bir adalet anlayışının tesis edilmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.
Akpınar, açıklamasında şu değerlendirmeye de yer verdi:
“Toplum vicdanında bir hayvanın hayatına mal olacak kasıtlı bir girişim hukuken ciddi cezai karşılık bulurken, insan hayatına –üstelik bilinçli taksir kapsamında ele alınan bir hukuk sürecinde– yeterli karşılık bulmaması son derece düşündürücüdür.”
“MEVZUAT YENİDEN ELE ALINMALI”
Demokrat Parti olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü hukuk geleneğine ve yargı sistemine olan inançlarını koruduklarını belirten Akpınar, buna rağmen özellikle yapı güvenliği, ruhsatlandırma, denetim ve kamu sorumluluğu alanlarında mevcut mevzuatın ciddi biçimde yeniden ele alınması gerektiği kanaatinde olduklarını söyledi.
İhmal ve sorumluluk zincirinin açıkça tartışıldığı bir davada, kamuoyunun adalet beklentisi ile ortaya çıkan yargısal sonuç arasındaki mesafenin toplumsal güven duygusunu zedelediğini ifade eden Akpınar, insan hayatına mal olan ihmaller karşısında caydırıcılığı güçlü, açık ve net yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“BU SÜREÇ BİR DÖNÜM NOKTASI OLMALI”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nde yasa yapıcı sorumluluk taşıyan bir siyasi iradenin temsilcileri olarak, bu sürecin yalnızca bir dava dosyası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akpınar, benzer acıların yaşanmaması adına bunun bir dönüm noktası olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.
Akpınar, Demokrat Parti’nin istinaf süreci başta olmak üzere hukukun öngördüğü tüm aşamaları demokratik hassasiyet ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yakından takip edeceğini belirterek, Türkiye kamuoyunda oluşması gereken farkındalık çalışmalarını ve hukuki gelişmeleri imkanlar ölçüsünde desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti.
Açıklamasını, “Amacımız yargı süreçlerine müdahale etmek değildir. Adaletin hem hukuki hem de vicdani boyutuyla güçlenmesine katkı sağlayacak bir toplumsal duruşun parçası olmaktır” sözleriyle tamamlayan Akpınar, kaybedilen evlatlara karşı sorumluluğun, benzer acıların bir daha yaşanmaması için gerekli adımların atılmasını talep etmek olduğunu vurguladı.




