TÜRKİYE İLE İNGİLTERE ARASINDA KRİTİK İMZA
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye ile İngiltere arasında uzun süredir devam eden Eurofighter Typhoon tedarik sürecinde kritik bir aşamaya gelindiğini duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İngiltere Savunma Bakanı John Healey arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesinin imzalanması konusunda mutabakata varıldı.
Ayrıca Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçak, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşmenin de imzalanmasına karar verildi.
40 UÇAKLIK DEV PROJE
Türkiye’nin 40 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağı alımını kapsayan proje, Türk Hava Kuvvetleri’nin modernizasyon sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yetkililer, anlaşmanın sadece uçak alımını değil, aynı zamanda bakım, lojistik ve operasyonel sürdürülebilirliği de kapsadığını vurguluyor.
İLK TESLİMAT 2030’DA
Planlamaya göre ilk Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının 2030 yılında Türkiye’ye teslim edilmesi hedefleniyor.
Bu süreçte teknik altyapı, eğitim ve entegrasyon çalışmalarının da eş zamanlı yürütüleceği ifade ediliyor.
EUROFIGHTER TYPHOON’UN ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİ
Avrupa ortak üretimi olan Eurofighter Typhoon, 4.5 nesil çok rollü savaş uçağı olarak dikkat çekiyor.
Saatte yaklaşık 2.450 kilometre hıza ulaşabilen uçak, Mach 2 seviyesinde süpersonik uçuş gerçekleştirebiliyor. Delta kanat ve kanard tasarımı sayesinde yüksek manevra kabiliyetine sahip olan Typhoon, hem hava-hava hem de hava-yer görevlerinde etkin şekilde kullanılabiliyor.
Gelişmiş radar ve sensör sistemleriyle donatılan uçak, düşman unsurlarını erken tespit edebilme ve elektronik harp kabiliyetiyle öne çıkıyor. Ayrıca Meteor ve AMRAAM gibi modern füzelerin yanı sıra lazer güdümlü bombalar ve seyir füzeleri taşıyabiliyor.
HAVA GÜCÜNDE YENİ DÖNEM
Uzmanlara göre bu anlaşma, Türkiye’nin hava savunma kapasitesini artırırken NATO standartlarında operasyonel kabiliyetini de güçlendirecek.
Eurofighter Typhoon tedarikiyle birlikte Türk Hava Kuvvetleri’nin bölgesel hava üstünlüğü açısından önemli bir avantaj elde etmesi bekleniyor.