Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’ta savunduğu “yeni siyaset” anlayışı doğrultusunda yoğun baskılarla karşılaştığını, bu süreçte hem uluslararası çevrelerden hem de ülke içinde sert suçlamalara maruz kaldığını söyledi.
Duayen gazeteci Ahmet Tolgay’ın sosyal medya paylaşımına yanıt veren Tatar, görev süresi boyunca çizgisinin net olduğunu vurgulayarak, Anavatan Türkiye ile tam uyum içinde hareket ettiğini ifade etti.
“Türkiye ile Uyum İçinde Yol Yürüdüm”
Beş yıllık görev süresinde Kıbrıs meselesine ilişkin tutumunun değişmediğini belirten Tatar, “Anavatan Türkiye ile uyum içinde yol yürüdüm” ifadelerini kullandı. Tatar, egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü teyit edilmeden müzakere masasına oturulamayacağını savunduklarını hatırlattı.
Tolgay’ın Paylaşımına Yanıt
Ahmet Tolgay, paylaşımında Tufan Erhürman’ın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı kabulünde dile getirdiği “Masada olmak, haklardan ve siyasi eşitlikten vazgeçmek değildir” sözlerine dikkat çekerek, “Masada olmak için şartlarımız vardı, sırf masada olmak için o şartlardan vaz mı geçiliyor?” sorusunu yöneltmişti.
Bu paylaşıma kapsamlı bir yanıt veren Tatar, görev süresi boyunca gerek Birleşmiş Milletler nezdinde gerekse uluslararası aktörler tarafından baskı gördüğünü belirtti.
“Hain İlan Edildim”
Tatar, açıklamasında, “Rum tarafını müzakere masasına oturtmadım diye hain ilan edildim. Beş yılı boşa harcamakla acımasızca suçlandım” ifadelerini kullandı. İngiltere eski Dışişleri Bakanı Dominic Raab başta olmak üzere çeşitli uluslararası aktörlerden ciddi baskılar gördüğünü dile getirdi.
“Onurlu Duruş Bunu Gerektirirdi”
Eski Cumhurbaşkanı, yeni siyaset gereği ve Türkiye ile her düzeyde uyum içinde hareket ederek, egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü teyit edilmeden masaya oturmayacaklarını açık şekilde ifade ettiklerini belirterek, “Onurlu duruş bunu gerektirirdi” dedi.
Holguin Sonrası Açılım Mesajı
Tatar ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Holguin’in atanmasının ardından, “3D kabul edilsin, masaya oturalım” diyerek bir açılım ortaya koyduklarını da sözlerine ekledi.