KIBRIS

Savcı: "Sanık avukatları tarafından Başsavcılığa sistemli bir algı ve baskı yapılıyor!"

Evrak sahteleme suçundan tutuklu olarak yargılanan Tekin Arhun ve Bora Turgut Muslu, bugün yeniden Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Duruşma, Polis Çavuşu Emre Daştan ve Müfettiş Muavini Gülhan Menteş’in dinlenmesiyle devam etti.

Evrak sahteleme suçundan tutuklu olarak yargılanan Tekin Arhun ve Bora Turgut Muslu, bugün yeniden Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Duruşma Polis Çavuşu Emre Daştan ve Müfettiş Muavini Gülhan Menteş’in dinlenmesiyle devam etti.

Mahkeme huzurunda olguları aktaran Adli Şube’de Foto Parmak İzleri biriminde Polis Çavuşu Emre Daştan, 1 aylık çalışma raporunda bulundan parmak izlerinin incelediğini ifade etti. Savcı Polis Çavuşu Daştan’a hazırlanan rapor ile ilgili sorular yöneltti. Savcı Mustafa İldeniz, konu ile ilgili Polis Çavuşu Daştan’a CD oluşturup oluşturulmadığını sordu, Daştan İse102 adet fotoğrafı CD’ye aktardığını ifade etti.

58 ADET PARMAK İZİ TESPİT EDİLİDİ!

Polis Çavuşu Daştan mahkeme huzurunda incelediği 31 sayfalık emare üzerinde 58 adet parmak izi tespit ettiğini aktardı. Tespit edilen parmak izleri arasında Tekin Arhun, Bora Turgut Muslu ve Yılmaz Cefa’nın olduğunu belirten Daştan, bu izlerin parmak izi sistemine aktarıldığını ifade etti.

TEKİN ARHUN’UN PARMAK İZİ NET OLARAK TESPİT EDİLDİ

Daştan 9 numaralı izin Tekin Arhun’un sol el işaret parmağı olduğunu ve 22 numaralı izin ise Tekin Arhun’un sağ el işaret parmağı olduğunu mahkeme huzuruna aktardı. Akabinde savunma avukatlarından olan Serhan Çınar, tanık sıfatındaki Polis Çavuşu Daştan’a parmak izlerini hangi kriterle belirlendiğini sordu. Polis Çavuşu Daştan ise sistemin nasıl çalıştığını anlattı. Daştan, iz belirlemede en az 13 kriter olduğunu ve bunların mikroskop altında incelendiğini aktardı.

İKİNCİ TANIK DİNLENDİ!

Mahkemede Savcılık ikinci tanık olarak ise İnceleme Uzmanı Polis Müfettiş Muavini Gülhan Menteş’i dinletti.

Menteş, ilgili iki raporla ilgili yaptığı incelemenin sonuç raporunu Mahkemeye sundu, rapor emare olarak kaydedildi.

Menteş ilgili inceleme talebinin kendisine 19.03.2014 tarihindeki bir yazıyla geldiğini, 3.4.2014’te de incelemesini bitirip raporunu tahkikat memuruna teslim ettiğini belirtti.

İKİ RAPOR ARASINDA BASKI TEKNİĞİ AÇISINDAN FARKLILIKLAR TESPİT EDİLDİ!

İnceleme sonucu iki raporda baskı tekniği açısından farklılıklar tespit ettiğini ve iki farklı yazıcıdan çıktığının tespitini yaptığını anlatan Menteş, incelemeleri teknik cihaz ve mikroskop yardımıyla yaptığını kaydetti.

Belgelerin kendisine, parmak izi incelemesinden sonra geldiğini ve kendisinden sonra parmak izi incelemesine gidecek olduğunu bilmesinden dolayı da inceleme sırasında eldiven kullandığını aktaran Menteş’i sonrasında savunma avukatları sorguladı.

DOLMACI: EVRAKLAR VERİLİRKEN ‘BU ORİJİNALDİR, BU DA SAHTEDİR’ DİYEREK VERİLDİ

Avukat Süleyman Dolmacı Menteş’e, talep yazısını ve ilgili raporları kimden teslim aldığını sordu, Menteş bu soruya, “Hatırlamıyorum” yanıtını verdi.

Dolmacı, “Bu evraklar size verilirken ‘bu orijinaldir, bu da sahtedir’ diyerek mi verildi?” sorusuna Menteş, “Evet söylendi. Ben de fotokopi olmadığının tespitini yaptım” dedi.

Dolmacı tanık Menteş’e, ilgili raporların hangi yazıcılardan çıktığının tespitinin yapılıp yapılmadığını sorduğunda ise Menteş, “bu konuda bilgisi olmadığı” yanıtını verirken, eğer ilgili şirketten ve şüphelenilen şahıslardan alınan yazıcılarının kendisine verilmesi durumunda bunların tespitini yapıp yapamayacağını sordu.

Menteş bu soruya, “Eğer yazıcılar getirilseydi, hangi raporun ya da kâğıdın hangi yazıcıdan çıktığının tespitini yapabilirdim” cevabını verdi.

ÇINAR: BU DİREKT BİR YÖNLENDİRMEDİR

Savunma avukatlarından Serhan Çınar ise tanığı sorgulamasında, raporların verilirken, “Bu orijinal bu da sahte olan” denmesinin, direkt bir yönlendirme olduğunu ve incelemenin de buna göre yapıldığını savundu.

Menteş, incelemesini 3 Nisan 2014 tarihinde bitirip raporunu tahkikat memuruna teslim ettiğini belirtti.

Bunun üzerinde savunma avukatı Çınar, bununla ilgili tutanak sunmayan Menteş’in raporunu tahkikat memuruna değil 7 Nisan’da dönemin PGM Müdürü Pervin Gürler’e teslim ettiği iddiasını ortaya koydu ve ilgili teslim tutanağını da TANITMA olarak Mahkemeye sundu.

Menteş, “O dönem öyle bir uygulama yapılıyordu” cevabını verdi.

“AYNI ORANDA BÜYÜTÜRSEM BİRİ OKUNAMAZDI “

Çınar Menteş’e bir uzman olarak raporlarının başka kişiler tarafından okunur şekilde olması gerektiğini ancak nasıl inceleme yaptığına dair ispatları Mahkemeye sunamadığını söylemesi üzerine; “Benden ne istendiyse onu inceledim ve aktardım” dedi.

Çınar’ın, iki raporu karşılaştırırken, bir rapordan rakam ya da sayı diğer rapordan da kelime ya da harf alarak inceleme yaptığını, bunun yanıltıcı olduğunu, bir rapordan aldığı rakam ya da sayıyı 10x büyütürken, diğerinden aldığı yazı ya da harfi daha başka boyutta büyüttüğünü ancak bunların eşit olması gerektiğini savundu.

Bunun üzerine tanık polis Gülhan Menteş, “Büyütme yaparken, benim net olarak görebileceğim şekilde büyüttüm. Çünkü bazı yazılar daha büyük bazıları daha küçüktü. Aynı oranda büyütürsem biri okunamazdı” dedi.

Çınar ise karşılaştırmalı belge incelemesinde esasın; yazının yazıyla, rakamın da rakamla karşılaştırılması olduğunu belirtti.

“BEN SADECE BASKI TEKNİĞİ İLE İLGİLİ İNCELEME YAPTIM”

Çınar, “Emare 1 (orijinal denilen rapor) ve Emare 3 (sahtelenmiş denilen rapor) hangi yazı karakteriyle yazıldı, farklılıklar var mı, yazı boyutlarını karşılaştırdınız mı?” diye sordu.

Menteş bu sorulara, “Bunları incelemedim, ben sadece print mı yoksa fotokopi mi olup olmadığına baktım, yazı karakterlerini de bilmiyorum ancak punto ölçüleri aynı” yanıtını verdi.

Menteş, “Bazı sayfaları değiştirilmiş” olduğu söylenen Emare 3 raporu kendi içinde araştırdınız mı? Sayfaları birbiriyle karşılaştırdınız mı?” sorusuna ise “Ben sadece baskı tekniği ile ilgili inceleme yaptım” dedi.

Avukat Serhan Çınar, bir uzman olarak bazı sayfaları sahtelenmiş olduğu söylenen bir raporu nasıl olur da kendi içinde incelemediğini sorduğu Menteş, kendisinden böyle bir talep istenmediği söyledi.

Çınar ise talep yazısında herhangi bir inceleme sınırı olmadığından dem vurarak, bunu neden yapmadığı sorusunu tekrarladı.

Menteş ise bu soruya, kendisinin ve tahkikat memurunun amiri konumunda olan bir başka polis tarafından gelen talebi yapmak zorunda olmadığını, talep yazısının belli bir kalıp olduğunu ve bu yazı geldiğinde tahkikat memurunu arayıp ne istediğini sorduğunu ve ona göre inceleme yaptığını aktardı.

Menteş herhangi bir fiziksel inceleme de yapmadığını söyleyerek, bunun da kendisinden talep edilmediğini gerekçe gösterdi.

MENTEŞ, AVUKAT ÇINAR'A "BANA SÜREKLİ AYNI SORULARI SORUYORSUNUZ"

Polis Müfettiş Muavini Menteş, Avukat Serhan Çınar'ın aynı soruları tekrar sorması üzerine "Bana önceden sorduğunuz soruları tekrar soruyorsunuz" dedi.

ARHUN VE MUSLU’NUN TUTUKLULUĞU DEVAM EDECEK!

Tanık sorgulamalarının sonunda savunma avukatları bir kez daha tutuksuz yargılama talep etti. Sanık avukatları tarafından,  "Günah ve vebal alıyorsunuz" demesi üzerine Savcı İldeniz "Günah ve vebal oluşturacak hiç bir şey yapmıyoruz, Başsavcılığa sistemli bir algı ve baskı yapılıyor" şeklinde yanıt verdi.

Füsun Cemaller Başkanlığındaki, Kıdemli Yargıç Vedia B. Barkın ve Yargıç Tutku Candaş’tan oluşan Ağır Ceza heyeti kararlarını değiştirecek herhangi bir argüman olmadığını belirterek tutuklu yargılamaya devam edilmesine hükmetti.

Dava görüşülmek üzere 28 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.

Neler olmuştu?

Arhun ve Muslu ne ile suçlanıyor? Dava ne zaman başladı?

Arhun ve Muslu; 05.12.2013-13.12.2013 tarihleri arasında, iddia makamınca tespit edilemeyen bir günde; 08.06.2005 tarihli ve 339/2005 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, “KKTC Bafra Turizm Yatırım Bölgesi Pis Su Artırma ve Kanalizasyon İnşaatı Projesi” için müşavir firma olarak atanan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne (ODTÜ) bağlı Türkiyeli firma EBİ’nin hazırladığı aylık çalışma raporlarından; 05.06.2006-07.07.2006 dönemine ait raporun bazı sayfalarında sahteleme yapmakla itham ediliyor.

Tekin Arhun’un sahibi olduğu C&T Construction şirketiyle Kaskon LTD arasında Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde açılan aynı projeyle ilgili hukuk davasında (4354/2008 sayılı); 2014 yılında Arhun tarafından emare olarak sunulan rapor; Kaskon LTD tarafından “sahtelenmiş” olduğu gerekçesiyle o dönem polise şikâyet edilmişti.

2014 yılında başlayan süreç; tam 7 yıl sürümcemede kalmış, polis ve Savcılık tarafından dava 2021 yılında açılmış ve 2022 yılında da dosya Ağır Ceza’ya havale edilmişti. Davanın duruşmaları 25 Nisan’da başlanmıştı.