"Avrupa Parlamentosu mahkeme değildir"
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri, eski Kıdemli Yargıç Av. Tacan Reynar, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs'a ilişkin kabul ettiği kararı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla değerlendirdi.
Reynar, Avrupa Parlamentosu'nun bir mahkeme olmadığını vurgulayarak, uluslararası hukuka göre savaş suçu veya uluslararası suç işlendiğine karar verme yetkisinin bağımsız uluslararası yargı organlarına ait olduğunu ifade etti.
"Karar hukuki değil, siyasi"
Kararda kullanılan dilin hukuki değerlendirmeden çok siyasi bir yaklaşımı yansıttığını belirten Reynar, uluslararası insancıl hukukta silahlı çatışmaların değerlendirilmesinde tarafsızlık ve objektifliğin esas olduğunu söyledi.
Sivillere yönelik suç iddialarının mutlaka araştırılması gerektiğini kaydeden Reynar, bunun tek taraflı siyasi raporlarla değil, delile dayalı bağımsız hukuki mekanizmalar aracılığıyla yapılmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
"Mahkemeler delille, parlamentolar siyasi çoğunlukla karar verir"
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Kıbrıs'a ilişkin kararlarının bireysel hak ihlallerini hukuki zeminde değerlendirdiğini hatırlatan Reynar, bu kararlarla Avrupa Parlamentosu'nun siyasi kararlarının birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi.
Reynar, "Mahkemeler delille hareket eder, parlamentolar ise siyasi çoğunlukla karar alır." ifadelerini kullandı.
"Kutuplaşmayı derinleştirme riski taşıyor"
Kalıcı barışın tek taraflı siyasi kararlarla değil, her iki toplumun yaşadığı acıları tanıyan ve Birleşmiş Milletler parametreleri çerçevesinde yürütülen çözüm çabalarının desteklenmesiyle mümkün olacağını belirten Reynar, Avrupa Parlamentosu'nun son kararının taraflar arasındaki güveni artırmak yerine kutuplaşmayı derinleştirme riski taşıdığına dikkat çekti.
Ortak bir gelecek inşa edebilmek için her iki toplumun yaşadığı acıların birlikte görülmesi gerektiğini vurgulayan Reynar, "Sadece 'benim acılarım var' diyen bir siyaset yerine, 'hepimizin acıları var ve Kıbrıs ortak vatanımızdır' diyen bir siyasi dile ihtiyaç vardır." değerlendirmesinde bulundu.