Rum gazetesi Politis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Temmuz ayı sonunda gerçekleştirmesi beklenen Kıbrıs ziyaretinin temel hedefinin, Eylül ayında düzenlenmesi değerlendirilen olası beşli Kıbrıs konferansının çerçevesini oluşturmak olduğunu iddia etti.
HEDEF OLASI BEŞLİ KONFERANS
Gazetenin diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Guterres'in ziyareti yalnızca iki liderle yapılacak temaslarla sınırlı kalmayacak.
Haberde, BM Genel Sekreteri'nin geçmişte sonuç alınamayan müzakere süreçlerinin tekrarlanmaması amacıyla bu kez sonuç odaklı bir konferans hedeflediği, liderlerle yapacağı görüşmelerde olası müzakere sürecinin takvimini de netleştirmeye çalışacağı öne sürüldü.
Politis, Guterres'in ikinci hedefinin ise iki toplumdaki sivil toplum örgütlerini çözüm sürecine daha aktif şekilde dahil etmek olduğunu ileri sürdü.
ZİYARETİN GÜVENLİK ŞARTLARINA BAĞLI OLDUĞU İDDİASI
Haberde, Guterres'in Suriye, Ürdün ve Kıbrıs'ı kapsaması beklenen bölge turunun Orta Doğu'daki güvenlik koşullarına bağlı olduğu savunuldu.
Gazete, özellikle İran merkezli olası bir askeri gerilim yaşanması halinde söz konusu ziyaret programının iptal edilebileceğini iddia etti.
"ANKARA'NIN TUTUMU BELİRLEYİCİ" İDDİASI
Politis, BM'nin Kıbrıs sorununun çözümünde Türkiye'yi belirleyici aktör olarak değerlendirdiğini de öne sürdü.
Haberde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín'in son dönemde Türk tarafıyla yoğun temaslarda bulunduğu, Guterres'in de kısa süre önce Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Kıbrıs meselesini görüştüğü iddia edildi.
YENİ ÇÖZÜM MODELİ SENARYOLARI GÜNDEMDE
Gazete, Kıbrıs sorununa ilişkin daha esnek ve geçiş aşamalarını içeren yeni çözüm modelleri üzerinde çeşitli değerlendirmeler yapıldığını da ileri sürdü.
Haberde, gevşek federasyon temelinde bir başkanlık konseyi oluşturulması ve güvenlik başlığında Kıbrıs'ın NATO üyeliğinin değerlendirilmesi gibi önerilerin gündeme geldiği öne sürülürken, söz konusu iddiaların Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak doğrulanmadığı vurgulandı.