Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın EOKA’nın kuruluş yıl dönümüne ilişkin yayımladığı video mesaj, Kıbrıs Türk tarafında geniş yankı uyandırdı. Metsola’nın kullandığı ifadeler, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımına yönelik eleştirileri yeniden alevlendirdi.
METSOLA’NIN MESAJI TEPKİ TOPLADI
Metsola, 1 Nisan 1955’te kurulan EOKA’nın yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında “mücadele, cesaret ve fedakarlık” vurgusu yaptı. Ancak söz konusu ifadeler, yalnızca İngilizlere değil Kıbrıslı Türklere karşı da şiddet eylemleriyle bilinen bir örgüte atıf yapılması nedeniyle tepki çekti.
Yapılan değerlendirmelerde, bu tür açıklamaların Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıları yok saydığı ve tarihi gerçekleri görmezden geldiği ifade edildi.
AB’NİN KIBRIS POLİTİKASI YENİDEN TARTIŞILIYOR
Metsola’nın açıklaması, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusundaki taraflı tutumuna ilişkin eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Daha önce de AB Komisyonu Başkanı’nın Güney Kıbrıs ziyareti sırasında kuzeye geçmek yerine Yeşil Hat üzerinde bir askeri noktadan, Rum lider ile birlikte KKTC’ye bakmayı tercih etmesi benzer şekilde eleştirilmişti.
Bu adımların, Kıbrıs Türk tarafının siyasi varlığını yok sayan bir yaklaşımın göstergesi olduğu yönünde yorumlar yapılıyor.
“KIBRIS TÜRKÜNÜN HASSASİYETLERİ GÖZ ARDI EDİLİYOR”
Uzmanlar ve siyasi çevreler, Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs meselesinde tarafsızlığını yitirdiğini vurguluyor. Yapılan değerlendirmelerde, AB’nin Kıbrıs Türk halkının varoluşsal hassasiyetlerini dikkate almadığı ve tek taraflı bir politika izlediği ifade ediliyor.
Avrupa’da yükselen aşırı milliyetçilik ve yabancı düşmanlığına karşı bu tür açıklamaların çözüm üretmek yerine sorunları derinleştirdiği de dile getiriliyor.
2004 KARARI YENİDEN GÜNDEMDE
Öte yandan 2004 yılında Annan Planı’na “hayır” diyen Rum tarafının Avrupa Birliği’ne tam üye yapılması da yeniden tartışma konusu oldu. O dönemde AB üyeliğinin Kıbrıs’ta çözüm için bir “katalizör” olacağı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığı ifade ediliyor.
Geçen yıllar içerisinde yaşanan gelişmelerin, AB üyeliğinin çözüm yerine “çözümsüzlüğün katalizörü” haline geldiğini ortaya koyduğu belirtiliyor.
ELEŞTİRİLER ARTIYOR
Metsola’nın mesajının ardından Avrupa Birliği’nin Kıbrıs politikasına yönelik eleştiriler daha da sertleşti. Yapılan değerlendirmelerde, AB’nin Kıbrıs konusunda taraflı tutum sergilediği ve bu yaklaşımın çözüm sürecine zarar verdiği ifade ediliyor.
Son gelişmeler, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesindeki rolünün ve güvenilirliğinin yeniden sorgulanmasına yol açtı.