Bazı siyasi parti, sendika ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de destek verdiği eylemde, “İfade Suç Değildir” ve “Basın Özgürlüğü, Hayatın Özgürlüğü” yazılı pankartlar açıldı, “Özgür Basın Onurumuzdur” sloganı atıldı.
Eyleme, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, CTP’li ve bazı bağımsız milletvekilleri ile Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı da katıldı.
-Kişmir: “Pazarlığa kapalıyız, yasa tasarıları geri çekilecek”
Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir eylemde yaptığı konuşmada, hükümetin topluma zarar verdiğini ileri sürerek, “Toplumsal birlikteliğimize ve özgürlüklerimize, ülke adaletine ve hukukuna zarar verici adımlardan vazgeçmiyorlar” dedi. Kişmir, geçmişte aynı konular gündeme getirildiğini ve eylem yaptıklarını hatırlattı.
Eylemin yeni Meclis binası önündeki ilk eylem olduğunu dile getiren Kişmir, ilk eylemin toplumsal ifade ve düşünceye karşı hazırlanan yasa tasarılarına yönelik olduğuna dikkat çekti. Kişmir, “Bu yeni yapılarla ülkeye demokrasi ve özgürlük gelmeyeceğinin açık bir kanıtıdır” dedi.
Hükümetin muhalif kesimleri susturmak istediğini öne süren Kişmir, hükümetin “korkuları” olduğunu savunarak, “Bunların yazılmasını, çizilmesini istemiyorlar” dedi. Hükümetin danıştığı hukukçuların, hukuk bilgisinden şüpheli olduklarını da dile getiren Kişmir, Türkiye’deki yasaların kopyalandığını söyledi.
“Buna karşı mücadelemizi vereceğiz ve bu değişiklik yasa tasarılarını Meclis’ten geçirtmeyeceğiz” diyen Kişmir, tasarıların Meclis’e gelmesi durumunda buna hangi vekillerin onay verdiğini takip edeceklerini belirtti. “Onlar bir tavır alıyorsa, bizler de tavır almaktan geri durmayacağız” diyen Kişmir, hukuk devletinde ve demokrasinin olduğu bir ülkede yaşamak istediklerini kaydetti. Kişmir, “polis devleti” istemediklerini söyledi.
Pazarlığa kapalı olduklarını belirten Kişmir, yasa tasarılarının geri çekilmesini talep etti.
-Keser: “Amasız, fakatsız bu yasaların gündemden düşmesini istiyoruz”
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser de, toplumsal özgürlüklerin Anayasa’nın güvencesi altında olduğunu ifade ederek, “Gelin görün ki iktidar, toplumsal özgürlükleri daha genişleteceğine kısıtlama yoluna gitmiştir” dedi.
Ceza ve Bilişim Suçları yasalarında değişiklik yapılmak istendiğini dile getiren Keser, muğlak ifadelerle herkesin suçlu ilan edilmeye çalışıldığını savundu.
“Biz örgütler olarak amasız, fakatsız bu yasaların gündemden düşmesini istiyoruz” diyen Keser, “çamur at, izi kalsın” politikası uygulandığını öne sürerek, bunun önüne geçeceklerini söyledi. Keser, “Çamur at izi kalsın değil, çamura bulaşmamış siyaset ve yöneticiler istiyoruz” diye konuştu.
Eylemden ders çıkarılmazsa Meclis önünde çadır kuracaklarını açıklayan Keser, İngilizce, Türkçe, Yunanca pankartlar açarak, yapılanları dünyaya göstereceklerini söyledi. Keser, bunun bir tehdit değil uyarı olduğunu kaydetti.
-Ortak basın açıklaması
Ardından ortak basın açıklaması Basın-Sen Örgütlenme Sekreteri Tümay Tuğyan tarafından okundu.
Açıklamada, hükümetin, Ceza ve Bilişim yasalarında yapmayı hedeflediği değişikliklerin Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları AçıklaSözleşmesi başta olmak üzere evrensel hukuk metinleriyle güvence altına alınmış, fikir ve ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve halkın doğru bilgiye erişim hakkını doğrudan tehdit ettiği savunuldu.
Açıklamada, “Bu düzenlemeler açıkça eleştiriyi, haber yapmayı ve kamusal tartışmayı cezalandırma riskini taşımakta, demokratik toplumun temelini oluşturan ifade alanını da ciddi biçimde daraltmaktadır” denildi.
Hukuk devletlerinde ceza hukukunun, bireyi, toplumu ve kamu düzenini korumak için var olduğu ifade edilen açıklamada “bu tasarıların, ceza hukukunu koruma aracı olmaktan çıkartıp, eleştirel düşünceyi bastırmanın ve kamuoyunu sindirmenin sopası yapma hedefi taşıdığı" savunuldu.
“Tasarı metinlerinde yer alan birçok kavram açık, net ve öngörülebilir olmadığı gibi birçok yasa maddesi toplumsal özgürlükleri kısıtlayacak şekilde genişletilmiş, polise ve BTHK’ya açıkça bir yargıç yetkisi vermiştir” denilen açıklamada, “hedefin, otoriter bir rejim yaratmak ve siyasal baskıyla bireyler hakkında keyfi soruşturma ve cezalandırmaların önünü açmak olduğunu” öne sürüldü.
Gazetecilerin ve basın emekçilerinin temel görevinin, kamu gücünü kullananları denetlemek, hesap sorulmasını sağlamak ve toplumu ilgilendiren gerçekleri kamuoyuna aktarmak olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Yolsuzluk, usulsüzlük, kamu kaynaklarının kötüye kullanımı ya da yönetim hatalarına ilişkin haberlerin, toplumda tepki yaratması kaçınılmazdır. Bu tepki, haberin değil, ortaya konan gerçeğin sonucudur. Bir ihale haberinin ardından kamuoyunda öfke oluşması, o haberin suç olduğu anlamına gelmez. Aksine, bu durum, gazeteciliğin işlevini yerine getirdiğinin göstergesidir. Ancak söz konusu tasarı, toplumsal tepkiyi suçun bir parçası haline getirerek, gazeteciliği cezalandırılabilir bir faaliyet konumuna itmektedir.”
Ceza Yasası’nda yapılmak istenen değişikliklerin, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı da kaydedilen açıklamada, “Fikir ve ifade özgürlüğünü daraltan, basını ve yurttaşları sürekli ceza tehdidi altında tutan, korku iklimi yaratan hiçbir düzenleme kabul edilemezdir. Basın, fikir ve ifade özgürlüğü, demokrasinin süsü değil, vazgeçilmez koşuludur” denildi.
"Ceza hukukunda suç, somut, açık ve kanıtlanabilir olgulara dayanmak zorunda olmasına rağmen çoğunlukla duyguya ve yoruma dayalı görüşlerin cezalandırılmasını öngören" bu yasal değişiklerin kabul edilmediği belirtilen açıklamada, tasarılar çekilene kadar mücadele ve eylemlerin artarak devam edeceği kaydedildi.
Basın-Sen ve Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin yanı sıra basın açıklamasına imza koyan siyasi parti ve örgütler şu şekilde:
“Cumhuriyetçi Türk Partisi,Toplumcu Demokrasi Partisi, Birleşik Kıbrıs Partisi, Bağımsızlık Yolu, Yeni Kıbrıs Partisi, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Belediye Emekçileri Sendikası, DAÜ-SEN, Dev-İş, El-Sen, Güç-Sen, HAKSEN, Maliye-Sen, Tel-Sen, Vergi-Sen, Baraka Kültür Merkezi, Barış ve Federal Çözüm Hareketi, İnsan Hakları Platformu, Liberal Demokrasi Hareketi, Yeşil Barış Hareketi.”