KIBRIS

Kamu-İş ile Tarım Bakanlığı arasında protokol imzalandı

Kamu İşçileri Sendikası’nın (Kamu-İş), Toprak Ürünleri Kurumu’nda (TÜK) başlattığı grevde uzlaşı sağlandı. Tarım Bakanlığı’nda bugün taraflar arasında protokol imzalandı, uzlaşı zemini paylaşıldı.

Kamu İşçileri Sendikası’nın (Kamu-İş), Toprak Ürünleri Kurumu’nda (TÜK) başlattığı grevde uzlaşı sağlandı. Tarım Bakanlığı’nda bugün taraflar arasında protokol imzalandı, uzlaşı zemini paylaşıldı.

15 Mayıs’a kadar gerekli ve aciliyeti olan şubelerde personel eksikliği ve sorunların giderilmesi konusunda mutabakata varıldı.

Çavuş: “Kendi ayakları üzerinde durabilen bir kurum yaratmak önemli”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, tüm kurumların sürdürülebilir bir yapı içerisinde ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi için çaba sarf ettiklerini söyledi.

Göreve geldikleri ilk günden Toprak Ürünleri Kurumu’nun bütçesini yeniden geçirdiklerini ifade eden Çavuş, sürdürülebilir ilk büyük adımı da attıklarını kaydetti.

Bakan Çavuş, “Daha sonra yine sendikayla müzakere ederek Toplu İş Sözleşmesi’ndeki (TİS) haklarını işçilere, emekçilere iade ettik. Bu, hükümetimiz ve Başbakan Ünal Üstel’in kurumlara verdiği önemi gösteriyor” ifadelerini kullandı.

“Toprak Ürünleri Kurumu’nu ayakta tutabilmek ve kurumun hizmet kalitesini artırmak önemli” diye konuşan Çavuş, ancak kendi ayakları üzerinde durabilen bir kurum yaratmanın da önemli olduğuna vurgu yaptı.

Kamu-İş Başkanı Serdaroğlu ile varılan mutabakatta acil iş gücü gerektiren şubelerde gerekli yetkiyi ilgili kuruma vereceklerini kaydeden Çavuş, sendikayla birlikte bu işin takipçisi olacaklarını dile getirdi.

“Popülizm yapma adına bu yola girmeyeceğiz”

“Popülizm yapma adına bu yola girmeyeceğiz” diye konuşan Çavuş, görevlerinin kurumları popülizmden uzak, sürdürülebilir, kendi ayakları üzerinde duran bir yapıda devam ettirmek olduğunu söyledi.

Çavuş, sadece iş gücü değil mekanizasyon açısından da kurumlarda var olan eksiklikleri adım adım gidereceklerini kaydetti.

“Önemli olan müzakere edebilmek, görüşebilmek, sorunları masaya yatırabilmek” ifadesini kullanan Çavuş, amaçlarının bir olduğunu, sürdürülebilir ve şeffaflıktan yana olduklarını belirtti.

Çavuş, gereken şubelerde personel ve iş sağlığını da düşünerek ortak hareket ederek sorunları çözeceklerini ifade etti.

Bakan Çavuş, “Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu’nun dün ifade ettikleri var. Bunlar doğru söylemler değildir. Hükümetimiz gerekli adımları gerektiği zaman atmaktan çekinmez. Önemli olan istihdamla hükümetçilik yapmak değil, sürdürülebilir bir yapıyı kurarak istihdam yapmaktır” dedi.

Serdaroğlu: “Müzakereden hiçbir zaman kaçmadık, kaçmayacağız”

Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, hem üyeleri hem de grevin başlamasıyla mağdur olan hayvancılar adına bakana teşekkürleri iletti.

Serdaroğlu, “Hibe açıldı, ambarlar tıkandı. TÜK’te ciddi bir iş yükü geldi. Bakan Çavuş, bize iyi niyetli bir şekilde ‘Ben yarın oraya iş gücü aktaramam, personel yollayamam’ demesi bile bizim açımızdan manidardır.” diye konuştu.

Müzakereden hiçbir zaman kaçmadıklarını ve kaçmayacaklarını ifade eden Serdaroğlu, mücadele ve müzakerenin bir arada götürülmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Ahmet Serdaroğlu, 15 Mayıs’a kadar gerekli ve aciliyeti olan şubelerde personel eksikliği ve sorunların giderilmesi yönünde Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ile uzlaşıya vardıklarını belirtti.

Hayvancılar ve üreticiler adına hükümete teşekkür eden Serdaroğlu, “Esas mağdur olan aslında onlardı. Evet üyelerimiz mağdurdu. Ciddi bir iş yükü vardı. İnsan gücünün üstüne çıkan bir noktaydı. Ama üreticilerimiz de dört gözle bunu bekliyordu. Bakanımız elini taşın altına koydu, biz de onunla birlikte elimizi taşın altına koyduk. Bugün uzlaşıyla buradan çıkıyoruz.” dedi.

Serdaroğlu, eylemlerinin söz konusu anlaşmayla birlikte kaldırıldığını dile getirdi.

Serdaroğlu, ayrıca Bakan Çavuşoğlu’nun toplantıda yaptığı konuşmasında “Serdaroğlu’nun ifadeleri doğru söylemler değildir” sözlerine açıklık getirmesini istedi, doğru olmayan söylemlerin neler olduğunu sordu.

Serdaroğlu, “Ben yalan konuşmuyorum. Söylediğim her kelimenin altına imzamı atarım” diye konuştu.