Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı uzun ve sert konuşmada hükümeti hedef aldı. İncirli, ülkede derin bir huzursuzluk yaşandığını belirterek, mevcut yönetimin sorunlara çözüm üretecek durumda olmadığını söyledi.
İncirli, “İnsanlar mutsuz, huzursuz ve sorunlarına çözüm arıyor. Ama ortada çözüm bulacak bir hükümet yok. Hükümet ciddi bir itibar kaybı yaşıyor. Başlarında bir değil, bin dert var” ifadelerini kullandı.
“YOLSUZLUKLAR, DAVALAR, HALKIN İSYANI…”
Hükümetin kendi yarattığı sorunlarla boğuştuğunu savunan İncirli, şu sözlerle yüklendi:
“Açılan davalarla mı uğraşsınlar, yolsuzluklarla mı, muhalefetle mi, halktan gelen isyanla mı? Hükümet ne yapacağını bilemez halde.”
İncirli, iktidarın bu itibarsızlaşmayı örtmek için sağlık alanında baskıcı adımlar attığını savundu.
SAĞLIKTA TAM GÜN: HEDEF DOĞRU, YÖNTEM YANLIŞ
CTP lideri, sağlıkta tam gün hizmet hedefinin doğru olduğunu ancak uygulama biçiminin yanlış olduğunu vurguladı.
“Cumhuriyetçi Türk Partisi olarak sağlıkta tam gün hizmet verilmesini savunuyoruz. Bu bizim net politikamızdır. Ancak bu hedefe baskı, zor, şantaj ve tehdit yoluyla ulaşılamaz.”
İncirli, tam gün uygulamasının planlama, altyapı, insan gücü ve bütçe olmadan dayatıldığını belirtti.
NALBANTOĞLU ÖRNEĞİ: “KORİDORLAR HINÇ HINÇ DOLU”
Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni örnek gösteren İncirli, polikliniklerdeki fiziki ve insani koşullara dikkat çekti:
“Koridorlar hınç hınç dolu. Hekimlerin nefes alacak, mola verecek, insani ihtiyaçlarını karşılayacak alanı yok. Sekiz saat kesintisiz hasta bakan bir hekim olmaz, hiçbir hasta da böyle bir hekime muayene olmak istemez.”
NÖBET SONRASI ÇALIŞMA: “BU İNSAFSIZLIKTIR”
İncirli, 24 saat nöbet tutan hekimlerin ertesi gün polikliniğe girmek zorunda bırakılmasının hasta güvenliğini tehdit ettiğini söyledi:
“Azraille mücadele ederek 24 saat çalışan bir hekimden ertesi gün 50–60 hasta görmesini beklemek insafsızlıktır.”
ALTYAPI UYARISI: MR, LABORATUVAR, YOĞUN BAKIM
Hasta sayısının artırılmasının zincirleme sonuçlar doğuracağını vurgulayan İncirli, şunları kaydetti:
-
Daha fazla hasta = daha fazla MR, ultrason, kan tahlili
-
Laboratuvar ve cihaz kapasitesi artırılmadan sistem tıkanır
-
Ameliyat sayısı artacaksa anestezi uzmanı ve yoğun bakım yatağı şarttır
“Yoğun bakım yatağı yoksa ameliyatın da anlamı kalmaz.”
“BU ŞEKİLDE GİDERSENİZ KAOS OLUR”
İncirli, klinik şeflerinin hedef haline getirilmesini ve hekimlerin tehdit edilmesini sert dille eleştirdi:
“Klinik şefleri hastanelerin omurgasıdır. Onurlarını kırarsanız, halkla hekimleri karşı karşıya getirirseniz sonuç kaos olur.”
CTP’DEN ÇAĞRI: YARDIMA HAZIRIZ
Konuşmasının sonunda İncirli, hükümete açık çağrıda bulundu:
“Hedef doğru ama siz bunu yapamıyorsunuz. Biz bu konuda yardıma hazırız. Sağlık hizmeti baskıyla değil, planlama ve iş birliğiyle düzelir.”