Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs'ta gerçekleştireceği temasların, adayı çözüme taşıyacak yeni bir sürecin başlangıcı olmasını temenni etti.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan İncirli, beklentilerinin Guterres'in ziyaretiyle birlikte Kıbrıs sorununda adım adım çözüme ulaşılmasını sağlayacak bir sürecin hayata geçirilmesi olduğunu ifade etti.
"YENİLİKÇİ VE SONUÇ ODAKLI BİR SÜREÇ GEREKLİ"
Müzakere tarihinden önemli deneyimler elde edildiğini belirten İncirli, bu tecrübeler ışığında önceki süreçlerden farklı, yenilikçi, sonuç odaklı ve takvimlendirilmiş bir müzakere modeline ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
İncirli, güven artırıcı önlemlerle desteklenen ve somut ilerlemeler üreten bir sürecin Kıbrıs sorununda çözüme ulaşılmasını sağlayabileceğini ifade etti.
"FEDERAL ÇÖZÜM KALICI BARIŞIN TEMELİDİR"
Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği ve güvenliğinden taviz verilmeden, iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federal çözüm modelinin kalıcı barış, istikrar ve ortak refahın temeli olduğunu belirten İncirli, bu yaklaşımın aynı zamanda bölgesel iş birliklerinin önünü açacağını kaydetti.
Guterres'in liderliğine güvendiklerini ifade eden İncirli, ziyaretin son bir girişim ya da veda olarak değil, çözüme giden sürecin başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"ÇÖZÜM İRADESİ YENİDEN TESCİLLENDİ"
Ziyaretin zamanlamasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İncirli, Antonio Guterres'in görev süresi sona ermeden önce bir "barış mirası" bırakmak istemesinin anlaşılır olduğunu belirtti.
Ancak süreci harekete geçiren temel unsurun, Ekim 2025'te Tufan Erhürman'ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesini yeniden ortaya koyması olduğunu savunan İncirli, bunun BM açısından önemli bir siyasi motivasyon oluşturduğunu ifade etti.
DOĞU AKDENİZ VURGUSU
Doğu Akdeniz'deki jeopolitik gelişmelerin de sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten İncirli, Kıbrıs sorununun çözümünün bölgesel barış, güvenlik, istikrar ve ortak refah açısından yeni bir jeopolitik mimarinin oluşmasına katkı sağlayacağını söyledi.
İncirli ayrıca, Kıbrıs sorununun yarım asrı aşkın süredir BM gündeminde bulunduğunu hatırlatarak, Kofi Annan dönemindeki yoğun diplomatik girişimlere işaret etti. Görevdeki bir BM Genel Sekreteri'nin adaya son ziyaretinin ise 16 yıl önce Ban Ki-moon tarafından gerçekleştirildiğini anımsattı.