Maria Angela Holguín, Kıbrıs’taki müzakere sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, liderlerin Birleşmiş Milletler arabuluculuğu olmaksızın doğrudan görüşme kararı almasını önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.
Holguín, somut ilerleme sağlanabilecek bir aşama oluştuğunda adaya yeniden döneceğini belirterek, yeni bir müzakere sürecine zemin hazırlayacak adımların kalıcı sonuçlar açısından kritik olduğunu vurguladı.
“KİŞİSEL GÜVENE DAYALI İLİŞKİ BAŞLADI”
Holguín, 17 Ocak 2026’da Rum ve Türk liderlerini bir araya getirdiğini hatırlatarak, bu görüşmeden somut sonuçlar beklemediğini, amacının orta vadede müzakerelerin başlayabilmesi için yolları açık tutmak olduğunu ifade etti.
Görüşmede liderlerin birbirlerini dinlediğini, umutlarını ve kapsamlı müzakerelere nasıl ulaşılabileceğini paylaştığını aktaran Holguín, aralarında kişisel güvene dayalı bir ilişkinin ilk adımlarının atıldığını kaydetti. Bunun her türlü müzakere süreci için vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirtti.
“DOĞRUDAN KONUŞABİLME FİKRİ BAŞLI BAŞINA ÖNEMLİ”
Holguín, iki tarafın BM’yi aracı olarak kullanmadan doğrudan konuşabilmesi fikrinin ortaya çıkmasını “başlı başına önemli bir adım” olarak değerlendirdi.
Karşılıklı anlayışın gelişmesinin, her iki tarafın da ortak fayda sağlayacak kararlar alabilmesi açısından gerekli olduğunu vurgulayan Holguín, yalnızca baskı kurmanın veya ilerleme eksikliği nedeniyle karşı tarafı suçlamanın kimseye hizmet etmediğini söyledi.
“ACELE EDİLMEMELİ, HAZIRLIK ŞART”
Uzun süredir devam eden çatışmalarda başarı şansının ancak hassas hazırlık ve kapsamlı ön çalışmayla mümkün olabileceğini belirten Holguín, liderlerin toplumlarını yeni hayal kırıklıklarına sürüklememek adına dikkatli hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.
Güney’de AB Konseyi Dönem Başkanlığı ve yaklaşan parlamento seçimleri, kuzeyde ise yeni liderliğin pekişme sürecinin diyalog açısından karmaşık bir dönem yarattığını kaydeden Holguín, buna rağmen Temmuz ayından itibaren daha resmi bir müzakere sürecine zemin hazırlayacak küçük ortak adımların önemine işaret etti.
“SOMUT İLERLEME OLURSA ADAYA DÖNECEĞİM”
Önümüzdeki aylarda iki toplumdan kilit gruplar arasında yakınlaşmayı teşvik etmeyi sürdüreceğini belirten Holguín, teknik komiteler ve akademisyenlerle yapılan temasların ortak vizyon oluşturma açısından cesaret verici olduğunu söyledi.
Holguín, liderlerin Birleşmiş Milletler’in varlığını karar alma süreçlerini kolaylaştırıcı olarak değerlendirdiği ve somut ilerleme ihtimali gördüğü bir aşamada yeniden adaya geleceğini belirterek şu mesajı verdi:
“Her karmaşık süreçte olduğu gibi, daha fazla hazırlık nihai aşamada olumlu ve kalıcı sonuçlara ulaşma ihtimalini artırır. Önümüzdeki en acil sınama budur.”