"HER BİRİ YARIM KALAN BİR HAYAT"

Abone Ol

Bir can daha gitti…

Henüz 39 yaşında…

Hayatının baharında…

Bir ailenin evladı…

Bir eş…

Ve iki küçük kız çocuğu bıraktı geride

Kopardılar hayattan göz göre göre!

Ve geriye sadece gözyaşı kaldı.

Allah rahmet eylesin.

Ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.

Bu yaşananı sadece “trafik kazası” deyip geçmek vicdanı rahatlatmaktan başka bir işe yaramaz.

Çünkü ortada yıllardır biriken ihmaller zinciri var.

Ülkemize her gün binlerce turist geliyor.

Yüzlerce kişi kiralık araç kullanıyor.

Yabancı uyruklu çalışanlar direksiyon başına geçiyor.

Peki onlara bu ülkenin trafik düzenini kim öğretiyor?

Kimse.

Bizim trafiğimiz soldan akıyor.

Kavşaklarımızın, çemberlerimizin, yol verme kurallarımızın kendine özgü bir sistemi var.

Bunu ilk kez direksiyon başına geçen bir yabancının bilmesini beklemek gerçekçi değildir.

Sadece anahtarı teslim edip “iyi yolculuklar” demek, sorumluluğu üzerinden atmaktır.

Asıl sorumluluk, bu sistemi kurmayanlardadır.

Kiralık araç teslim edilmeden önce herkesin izlemesi zorunlu olacak 20-30 dakikalık bir trafik bilgilendirme eğitimi neden olmasın?

Çemberde öncelik kimde?

Soldan akan trafikte nasıl hareket edilir?

Sinyal kullanımı neden hayati önem taşır?

Yaya geçitlerinde nasıl davranılır?

Bunlar birkaç dakikada anlatılabilecek ama belki de onlarca hayat kurtarabilecek bilgiler.

Üstelik mesele sadece turistler de değil.

Denetim eksik…

Eğitim eksik…

Caydırıcılık eksik…

Yabancı Ehliyeti değişmekle ve vermekle iş bitmiyor.

Direksiyon başına geçen herkesin, kullandığı yolun kurallarını gerçekten bildiğinden emin olmak gerekiyor.

Çünkü trafikte yapılan bir hata, ikinci bir şans bırakmayabiliyor.

Her ölümden sonra birkaç gün konuşuyoruz.

Sonra unutuyoruz.

Bir sonraki cenazeye kadar…

Oysa gerçek çözüm, yas tutmak değil; aynı acının bir daha yaşanmaması için gereken cesur kararları almaktır.

Çünkü kaybettiğimiz insanlar istatistik değil.

Her biri yarım kalan bir hayat, yıkılan bir aile ve geri gelmeyecek bir ömürdür.