Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında imzalanan askeri güçlerin statüsüne ilişkin anlaşmayı ve son dönemde yaşanan diplomatik gelişmeleri değerlendirdi.
Hasipoğlu, söz konusu anlaşmanın Kıbrıs’taki silahlanma sürecinde yeni bir aşamaya işaret ettiğini savunarak, gelişmelerin Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
"ADADA YENİ BİR ASKERİ DÖNEM BAŞLIYOR"
Güney Kıbrıs’ın daha önce Birleşmiş Milletler ile benzer bir statü anlaşması imzaladığını hatırlatan Hasipoğlu, Fransa ile yapılan yeni anlaşmanın ise farklı bir boyut taşıdığını ifade etti.
Hasipoğlu, garantör ülkeler dışında ilk kez bir ülkeye adada askeri varlık bulundurma imkânı tanındığını savunarak, bunun Kıbrıs’taki silahlanma sürecini daha ileri bir noktaya taşıdığını öne sürdü.
"TÜRKİYE'NİN GARANTÖRLÜĞÜNÜN ÖNEMİ BİR KEZ DAHA GÖRÜLÜYOR"
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Güney Kıbrıs ziyareti sırasında verilen mesajları hatırlatan Hasipoğlu, Türkiye’nin bölgedeki askeri ve stratejik gücünün göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Yaşanan gelişmelerin Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Hasipoğlu, bölgedeki güvenlik dengelerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
"SORUNUN TEMELİNDE STATÜ MESELESİ VAR"
Kıbrıs sorununda yaşanan tıkanıklığın temelinde statü sorununun bulunduğunu savunan Hasipoğlu, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinin haklılığının son gelişmelerle birlikte daha net görüldüğünü söyledi.
Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve müzakere süreçlerinde de benzer sorunların yaşandığını belirten Hasipoğlu, Rum tarafının geçmişte ortak yönetim ve paylaşım önerilerine olumlu yaklaşmadığını ileri sürdü.
"FRANSA'NIN ADADAKİ VARLIĞI ENDİŞE VERİCİ"
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in temaslarını sürdürdüğü bir dönemde böyle bir anlaşmanın imzalanmasının dikkat çekici olduğunu ifade eden Hasipoğlu, Fransa’nın adadaki askeri varlığının yeni tartışmaları beraberinde getireceğini söyledi.
Hasipoğlu, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’den konuya ilişkin herhangi bir değerlendirme gelmemesini de eleştirerek, gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti.
KAZAKİSTAN VE TÜRK DEVLETLERİYLE İLİŞKİLERE DEĞİNDİ
Konuşmasında Kazakistan ile Güney Kıbrıs arasındaki temaslara da değinen Hasipoğlu, Orta Asya ülkeleriyle yürütülen diplomatik ilişkilerin önemine işaret etti.
KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyasıyla kurduğu ilişkilerin gelişerek devam ettiğini belirten Hasipoğlu, uluslararası alanda Kıbrıs Türk halkının statüsünün güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.