KIBRIS

Erhürman: “Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Bab-ı Ali Toplantıları’nda Kıbrıs sorununa ilişkin son aşamayı değerlendirdi. Erhürman, dört maddelik yeni metodolojiyi açıkladı.

Abone Ol

1990 yılından bu yana aralıksız devam eden Bab-ı Ali Toplantıları’nın 35’inci döneminde, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda gelinen son aşamayı değerlendirdi. İstanbul Maslak Hilton’da gerçekleşen toplantıda Erhürman, merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın ardından Bab-ı Ali kürsüsüne çıkan ikinci KKTC Cumhurbaşkanı oldu.

Toplantıya eski bakanlar, bürokratlar, büyükelçiler, gazeteciler ve siyaset dünyasından çok sayıda davetli katıldı.

Cumhurbaşkanlığı görevine başlayalı henüz dört ay olduğunu hatırlatan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin sorgulanamayacağını vurguladı.

“KIBRIS TÜRK HALKI ÇÖZÜM İSTİYOR”

“Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor” diyen Erhürman, bu talebin hem hukuki hem de fiili gerekçelere dayandığını ifade etti.

KKTC’nin devleti, meclisi, hükümeti ve yargısı bulunduğunu ancak ada üzerindeki hakların yalnızca mevcut kurumlarla sınırlı olmadığını belirten Erhürman; güvenlik, enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbon kaynakları, uluslararası ticaret yolları ve Avrupa Birliği vatandaşlığı gibi başlıkların ortak ve eşit egemenlik haklarından kaynaklandığını söyledi.

“YETKİYİ PAYLAŞAMIYORUZ AMA RİSKİ PAYLAŞIYORUZ”

Rum Yönetimi’nin ABD, İsrail ve Hindistan gibi ülkelerle güvenlik anlaşmaları imzaladığını hatırlatan Erhürman, “Sanki adada hiç Kıbrıslı Türk yokmuş gibi hareket ediliyor” dedi.

1960 Anlaşmaları çerçevesinde dönemin Cumhurbaşkanı Muavini Dr. Fazıl Küçük’ün veto hakkına sahip olduğunu anımsatan Erhürman, bugün mevcut hakların dahi fiilen hayata geçirilemediğini söyledi.

Bölgesel gelişmelere de değinen Erhürman, İsrail–İran geriliminde İran’ın adadaki İngiliz üslerini hedef alabileceği yönündeki açıklamaları hatırlatarak, “Yetkiyi paylaşamıyoruz ama riski paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“MEVCUT ÇÖZÜM MODELİ SONUÇ ÜRETMEDİ”

2017’deki Crans-Montana görüşmelerinden bu yana dokuz yıl geçtiğini belirten Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının 2004 Annan Planı referandumu dahil olmak üzere çözüm iradesini açık şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

Sonuç alınamamasının temel nedeninin Rum liderliğinin iktidarı Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istememesi olduğunu ifade eden Erhürman, mevcut modelin çözüm üretmediğini Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’e de ilettiklerini kaydetti.

DÖRT MADDELİK YENİ METODOLOJİ

Erhürman, masaya dört maddelik yeni bir metodoloji önerisi koyduklarını açıkladı:

Müzakereler başlamadan önce siyasi eşitliğin güvence altına alınması
Sürecin sıfırdan başlamaması
Zaman sınırlaması konulması
Masadan kaçılması halinde mevcut statükoya geri dönülmemesi

“Siyasi eşitlik olmazsa çözüm de olmaz” diyen Erhürman, Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsünü asla kabul etmeyeceğini vurguladı.

Şu an resmi bir müzakere masası bulunmadığını, yalnızca görüşme sürecinin sürdüğünü belirten Erhürman, güven artırıcı önlemleri konuşmaya hazır olduklarını ifade etti.

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin adanın tamamının garantörü olduğunu yineleyen Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adanın tamamında eşit ortak statüsüne sahip bulunduğunu belirtti.

“Bizden önceki nesillerin kazandığı hakları gelecek nesillere taşımak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.