Bakanlar Kurulu, iki gün üst üste gerçekleştirdiği toplantılarda yasa, tüzük ve kararname çalışmalarını kapsamlı şekilde ele alarak, devlet gelirlerinin artırılması, kayıt dışılığın azaltılması ve ekonomik yapının güçlendirilmesine yönelik önemli kararlar aldı. Başbakanlık’tan yapılan açıklamada, bu süreçte ivediliği bulunmayan projelerin gelecek yıla ötelenmesine de karar verildiği vurgulandı.
KUYUMCULARA YÖNELİK YENİ TÜZÜK
Alınan kararlar kapsamında, 30 Nisan 2025 tarihinde yürürlüğe giren Değiştirilmiş Şekliyle 38/1997 Para ve Kambiyo Yasası’nın ilgili maddesi uyarınca kuyumculuk sektörünü doğrudan ilgilendiren yeni bir tüzük hazırlandı. “Kıymetli Metaller ve Kıymetli Taşların İthal ve İhracının Usul ve Esasları Tüzüğü” ile kuyumcuların kuruluş, faaliyet, şube açma ve lisans koşulları ile denetim süreçleri yeniden düzenlendi. Söz konusu tüzüğün hazırlanması sürecinde KKTC Hukuk Dairesi ile Merkezi Mevzuat Dairesi’nin de görüşlerinin alındığı belirtilirken, kuyumcuların faaliyet gösterebilmesi için Bakanlıktan ön izin almaları ve “Kuyumcu Lisans Belgesi” edinmelerinin zorunlu hale getirildiği ifade edildi. Bu düzenleme ile sektörün uluslararası standartlara uyumunun artırılması ve ekonomideki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor.
İHRACATTA YENİ TANIM VE TEŞVİK
Bakanlar Kurulu’nun gündemindeki bir diğer önemli başlık ise ihracatı teşvik düzenlemeleri oldu. Dış Ticaret (Düzenleme ve Denetim) Yasası kapsamında yürürlükte bulunan İhracatı Teşvik Tüzüğü’nde yapılan değişiklikle “sanayi ürünleri” tanımı genişletildi. Yapılan düzenleme ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti menşeli veya ülkede üretilen sanayi ürünlerinin korunması ve ihracatının artırılması amaçlanırken, hammadde, yarı mamul ve tam mamullerin makine, cihaz veya el emeğiyle işlenmesi sonucu elde edilen ürünlerin yanı sıra yer altı kaynakları ve geri dönüşüm materyallerinden elde edilen ürünler de bu kapsama dahil edildi. Böylece yerli üretimin desteklenmesi ve ihracatın artırılması yönünde daha geniş bir alan oluşturuldu.
KAYIT DIŞI GELİRLER SİSTEME DAHİL EDİLECEK
Ekonomiye yönelik alınan bir diğer önemli karar ise vergi düzenlemelerini kapsayan Yasa Gücünde Kararname oldu. Bu düzenleme ile özellikle ekonomik koşullar nedeniyle bilançolarda birikmiş ancak dağıtılmamış karların sisteme kazandırılması hedefleniyor. Kararnamede, söz konusu kazançların sonradan dağıtılması halinde geçmiş dönemlere ilişkin yeniden vergi tarhiyatı yapılmayacağı belirtilirken, ödenen vergilerin kesin yükümlülük oluşturacağı, başka vergilere mahsup edilemeyeceği ve gider olarak gösterilemeyeceği ifade edildi. Döviz işlemlerinde ise vergi matrahının, işlem günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacağı düzenlendi. Bu adımla birlikte kayıt dışı gelirlerin beyan edilerek ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor.
MUHACERET AFFI VE YENİ DÜZENLEME
Bakanlar Kurulu’nun dikkat çeken bir diğer kararı ise Yabancılar ve Muhaceret Yasası’nda yapılan değişiklik oldu. Yeni düzenleme ile ülkede izinsiz bulunan yabancılara yönelik önemli bir af ve düzenleme süreci başlatılıyor. Mevcut uygulamada izinsiz kalan kişilere günlük asgari ücret tutarında ceza uygulanırken, bu durumun ciddi mağduriyetler yarattığına dikkat çekildi. Yeni düzenlemeyle birlikte, yasa yürürlüğe girdikten sonra 45 gün içinde başvuru yapan kişilerin yasal statü kazanabileceği ve bir asgari ücret ödeyerek bu haktan yararlanabileceği belirtildi.
Ayrıca bu kişiler için 60 günlük bir izinlendirme süreci öngörülürken, bu süre içerisinde öğrencilerin yeniden kayıt yaptırabileceği, çalışanların çalışma izni alabileceği ve ülkedeki statülerini yasal zemine oturtabilecekleri ifade edildi. Düzenlemenin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda aile bütünlüğünü korumaya yönelik olduğu vurgulanırken, yurt dışında bulunan ve ülkede birinci derece yakını olan kişilerin de belirli şartlar altında bu aftan yararlanabileceği kaydedildi.
AMAÇ KAYIT DIŞILIĞI AZALTMAK
Yapılan tüm düzenlemelerle birlikte Bakanlar Kurulu’nun temel hedefinin kayıt dışı yaşamı ve ekonomiyi kontrol altına almak, kamu gelirlerini artırmak ve ülke genelinde ekonomik istikrarı güçlendirmek olduğu ifade edildi. Aynı zamanda, kayıt dışı yaşamın oluşturduğu güvenlik ve belirsizlik risklerinin azaltılması ve tüm bireylerin yasal çerçevede sisteme dahil edilmesi amaçlanıyor.