KIBRIS

Ataoğlu: “Kıbrıs meselesi adadaki iki eşit halkın iradesinin kabul edilmesiyle çözülebilir”

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı, Demokrat Parti Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, Avrupa Parlamentosu rapor taslağını eleştirerek Kıbrıs Türk halkı yok sayılarak çözüm üretilemeyeceğini söyledi.

Abone Ol

DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, Avrupa Parlamentosu rapor taslağını eleştirerek Kıbrıs Türk halkı yok sayılarak çözüm üretilemeyeceğini söyledi.


Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı, Demokrat Parti Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, Kıbrıs meselesine ilişkin yaptığı açıklamada, Rum tarafının tezlerinin uluslararası platformlara taşınmasıyla değil, adadaki iki eşit halkın iradesinin kabul edilmesiyle çözüm sağlanabileceğini vurguladı.

“KIBRIS TÜRK HALKI YOK SAYILARAK ÇÖZÜM ÜRETİLEMEZ”

Ataoğlu yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nda hazırlanan ve Türkiye’nin Kıbrıs’tan doğan yükümlülüklerini tek taraflı ele alan rapor taslağını değerlendirdi.

Taslağı, “Kıbrıs Türk halkını yok sayan, gerçeklerden kopuk ve siyasi bir metin” olarak nitelendiren Ataoğlu, raporda yer alan ifadelerin tarafsızlıktan uzak ve açık bir siyasi yönlendirme içerdiğini belirtti.

“BU DİL, ÇÖZÜM DEĞİL ÇÖZÜMSÜZLÜK ÜRETİR”

Ataoğlu, iki devletli çözümün artık bir tercih değil sahadaki gerçeğin kendisi olduğunu ifade ederek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “yasadışı” olarak nitelendirilmesi ve Türkiye’ye yönelik dayatmaların kabul edilemez olduğunu söyledi.

Ataoğlu açıklamasında, “Bu dil, çözüm değil çözümsüzlük üretir. Dayatma içeren hiçbir yaklaşımın bizim nazarımızda karşılığı yoktur. Anavatan Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının yanındadır ve yanında olmaya devam edecektir. Türkiye’nin garantörlüğü, yalnızca bir hukuki statü değil; adanın tamamında barışın, güvenliğin ve dengenin teminatıdır” ifadelerine yer verdi.

“KIBRIS TÜRK HALKI SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

Türkiye’nin garantörlüğünün tartışma konusu değil, kırmızı çizgi olduğunu vurgulayan Ataoğlu, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinden, eşit uluslararası statüsünden ve Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmeyeceğini belirtti.

Ataoğlu, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak bu gerçekler temelinde mümkün olacağını ifade etti.